Süper Annelik Sendromu

Bir bebek dünyaya geldiğinde aslında bir anne ve bir baba da dünyaya gelir. Her bebek kendine özgü bir mizaca sahip olarak gelir dünyamıza. Anne ile çocuğun ilişkisi işte tam da bu yüzden bir tanışma süreci ile başlar. Dolayısıyla anne, kitaplarda okuduğu bebeği bulamaz kucağında çünkü her bebek biriciktir. İlk defa bir bebeği dünyaya getiren kadın, sadece bir bebekle değil aynı zamanda bu hayattaki yeni rolü ile yani “anne rolü” ile tanışır. Daha önce sahip olduğu kadın rolü, çalışan rolü, eş rolü, çocuk rolü vs. rollere şimdi yeni bir rol eklenir. Eğer bu rol diğer rollerden rol çalmaya başlarsa, yani artık birilerinin annesi olarak tanımlıyor ve tanımlanıyorsa bu yazının konusu olan “süper anne” “mükemmel anne” olma etiketi altında ezilme riski taşımaya başlar kadın. En mükemmelinden bir anne olma çabası gerçek dışıdır. Ancak herkes yeterince iyi anne olabilir. Kendisine belirlediği bu gerçek dışı hedef kadını en nihayetinde hayal kırıklığına uğratacak ve bitmek bilmeyen bir başarısızlık duygusu ile baş başa bırakacaktır.

Devam

Ebeveynlik Tarzlarinin Çocuğun Gelişimine Katkisi

Ebeveynlik kendi ana-babamızdan aldıklarımız, kişisel özelliklerimiz, kültürel ve sosyal çevremiz gibi bir çok etmenle harmanlanır. Ebeveyn tutumları incelendiğinde demokratik/dengeli, otoriter, izin verici/şımartan, ilgisiz/ihmalkar şeklinde 4 temel anababalık tarzı öne çıkmaktadır. Demokratik/dengeli ailelerde, anne-babalar çocuğun ihtiyaçlarına, duygularına ve tercihlerine karşı duyarlıdır. Sıcak bir ilgi ve şevkat gösterilir çocuğa. Çocuktan istenen bazı standart davranışlar ve dengeli bir diplin anlayışı vardır. Ceza yöntemi bu ailelerin sıklıkla başvurduğu bir yöntem değildir. Onun yerine doğal sonuçlarla karşılaştırmayı tercih ederler. Aile içi iletişim kanalları açıktır. Çocuğun özerkliğine imkan ve fırsat tanırlar. Otoriter baskıcı ailelerde, çocuktan beklentiler yüksektir ve katı bir disiplin anlayışı vardır. Çocuklarından kendi koydukları kurallara sorgusuz uymalarını beklerler. Çocuğun özerkliğini desteklemek yerine kısıtlamayı tercih ederler. Cezalandırmayı disiplin yöntemi olarak kullanma eğilimi yüksektir. İzin verici ailelerde, otoriter ailelerin tersine katı kurallar yoktur. Kabul edici ve şevkatlidirler. Ancak gerektiğinde sınır koyma ya da çocuğu kontrol etme konusunda gevşek davranırlar. Çocuklarından beklentileri çok azdır. Çocuk merkezli bir yaklaşım benimserler. Onlara göre kontrol çocuğun özgürlüğüne müdahaledir. Kendilerini çocukları ihtiyaç duyduğunda başvurabilecekleri bir kaynak gibi görürler. İlgisiz ailelerde, kontrol de, sıcak ilgi de zayıftır. Çocukları ile ayırabilecekleri zamanı en aza indirmek için çaba harcarlar. Çocuklarının aktiviteleri ile, kiminle vakit geçirdiği ile ilgili çok az bilgileri vardır. Diğer üç tip anne babalık tarzına göre daha çok ana-baba merkezlidirler. Çocuğun düşüncesini nadiren dikkate alırlar. Ev yaşamını çocukları için neyin iyi olduğuna dair bir inanç sistemine göre yapılandırmaktansa daha çok kendi istek ve ilgileri doğrultusunda yapılandırırlar.

Devam
×

Merhaba!

Bizimle İletişime Geçmek İçin WhatsApp Numaramızdan Ulaşabilir veya E-Posta Gönderebilirsiniz info@martisahaf.com

×