Sahaflık Nedir?

Bir bilim dalı mı, yoksa bilime yardımcı olan bir meslek mi?

Her şeyden önce bir meslektir. Belki bir bilim dalı değildir ama her türlü bilime yardımcı olma özelliğine sahip olan bir meslektir. Yelpazesi geniştir. Tek başına bir bilim dalının yerini tutmaz, ancak, sahaflıkla beslenmemiş bir bilim dalının güdük kalacağı ortadadır. Çünkü sahaflık:

GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR KÜLTÜR KÖPRÜSÜDÜR.

Sahaflık

Dün bilinmeden bugün anlaşılamaz; dün ve bugün bilinmeden yarın tahmin edilemez; yarına yönelik çözümler, fikirler üretilemez. Hangi meslek ve bilim dalı ile uğraşılırsa uğraşılsın, onun geçmişi bilinmek zorundadır. Bugünü iyi anlamak ve yarının ne olacağını kestirebilmek için çaba gösterenlerin uğrayacakları başlıca mekânlardan birisi de sahaf dükkânlarıdır. Ancak oralarda geçmişin derinliklerinde kalan bir olayı, bilgiyi, yaşamı; tanımak, bilmek, öğrenmek şansım elde edebilirsiniz.

Tarihçi, psikolog, fizikçi, ya da herhangi bir koleksiyoner -kim olursanız olun- mutlaka sahafların kapısını çalmak zorundasınız. Çünkü araştırma yaptığınız alanda, dilediğiniz kaynakları hiçbir yerde bulamamak gibi bir imkânsızlık olsa dahi, yine bir gün bir sahaf dükkânında bulabilirsiniz. Sahaflar, hızla “değişen” tüketim toplumunun dayatmalarıyla atılan eski eserler kervanının bir kısmının kapısında konakladığı hanlardır. Araştırma yapan herkes bu hanların kapısından içeri girmek zorundadır. Belki denecektir ki: “Amma abartılıyor, yeni kitapçılar ve kütüphaneler ne güne duruyor?”

Buna verilecek cevap: Yaklaşık her on yılda bir askeri darbenin yapıldığı ve kitapların “suç aleti” olarak bombalar ve silahlarla yan yana konulduğu ve hatta, bugün dahi kitapların yasaklanıp yakıldığı ülkemizde; yeni kitap yazmak, yayımlamak, dağıtmak bayağı riskli bir iştir. Ayrıca, ekonomik nedenlerden dolayı, en çok kepenk kapatma olayının kitapçılıkta yaşandığı ya da kitapçıların kırtasiyeci haline dönüştüğü bilinen bir gerçektir. Yaklaşık her hafta 50-100 arası kitap yayımlanmaktadır. Bu kitaplardan birer tane dahi bulundursa hiçbir kitapçının yeri buna elvermez. Çoğu kiracı olan bu insanlar, büyük yerlerin kirasının da altından kalkamazlar; ancak yeni çıkan kitapları ve her zaman satma şansı bulunan kitapları raflarında bulundururlar. Yeni kitapçı cephesinde durum budur.

Kütüphanelere gelince: Devlete bağlı resmi daireler olan bu kurumlar da her istediğiniz kitabı bulamazsınız. Çünkü çoğu sakıncalı diye alınmamıştır. Alınmış olsalar dahi en ücra depolara atıldıklarından şüpheniz olmasın. Bakmayın öyle “Nâzım Hikmet Lapseki Kütüphanesi’nde, Attilâ İlhan Hakkâri Kütüphanesi’nde sizleri bekliyor” martavallarına. Gidin bakın, hangi kitapları var. Yine, herhangi bir konuda araştırma yapmak mesai saatleri ile sınırlıdır. Çoğu araştırmacı çalışıyor olduklarından bu yüzden de yeterince kütüphanelerden faydalanamamaktadırlar. Ama sahaflar öyle değildir. Bazen 16-18 saat dahi çalıştıkları olur.

Sahaflık

SAHAF KİTAP DOKTORUDUR

Eline geçen her türlü kitap, dergi, belge, fotoğraf; her ne ise özenle elden geçirir. Yıpranan yerlerini onarır. Ona canlılık kazandırır, ömrünü uzatır. Onlara gül muamelesi yapar. Çünkü onlar, incitmekten korktuğu sevgilileri gibidir

SAHAF DÜKKANLARI BİRER AYNADIR

Sahaflık Nedir?

Toplum ve yaşantısı sadece bize iletilen, gösterilen, gösterilmeye çalışılan kısımlardan ve imajlardan ibaret değildir. Bunlar, aysbergin su yüzünde kalan kısmıdır. Asıl aysbergin altı diye nitelendireceğimiz, toplumun dokusunun açıkça ortada olduğu bölümü vardır. Bu bölümü iyi anlaşılamadan, toplum bilinemez, işte sahaflık, bu aysbergin altını gösteren bir aynadır. Gezin bir sahaf dükkânını, orada, her biri bir ya da daha fazla yaşama tanıklık eden kitaplar, belgeler, fotoğraflar, mektuplar vb. görürsünüz. Bu saydıklarımızın çokluğu, o toplumun hızla tükettiğini ve tükendiğini gösteren bir aynadır (tabii ki aynı durum tüm eski eşya alım-satımı yapan diğer mekânlar içinde geçerlidir).

SAHAFLIK BİR DİRENİŞTİR

Tüketim toplumunun önümüze sunduğu metaları histerik bir şekilde hızla tüketme çılgınlığına karşı; insanlığın tüketilmesine karşı bir direniştir. Her şeyin alınıp satıldığı; insanların geçmişteki bağlarına, köklerine sırt çevirip burun kıvırdığı; hatıra edilen bir kitabın hemen satıldığı; babadan, dededen, nineden, anadan, sevgiliden kalan her türlü eşya, kitap; sararmış mahzun ama o derece de vakûr bakan fotoğraf vb.nin hiç duraksamadan, düşünülmeden elden çıkarılıp, hurda kâğıtların arasında son yolculuğuna çıktığı; hepsi bir daha yerine konulması mümkün olmayan değerlere sahip çıkarak, tüketim toplumu tarafından yok edilmelerine karşı bir direniştir.

SAHAFLIK VE ARKEOLOJİ İKİZ KARDEŞTİR

Geçmişten gelen her türlü kitap, dergi, evrak, matbuat vb. inceleyen, gün ışığına çıkaran, yıprananları onaran ve onların gelecek kuşaklara aktarılmasında bir kültür köprüsü vazifesi gören sahaflık, aynı işi tarih öncesi lahit, gömüt, agora, höyük, antik kent vb. kısacası yeraltında kalmış uygarlıklarla ilgili olarak yapan arkeoloji ile ikiz kardeştir. Bu ikiz kardeşlerden arkeoloji nin müzeleri, ödenekleri, uluslararası bağlantıları, müdürlükleri, memurları vb. olmasına rağmen, sahaflık, bu işe gönül vermiş insanlar sayesinde varlığını devam ettirmektedir.

KİTAP İLE İLGİLENENLERE BAZI ÖNERİLER

Sahaflık

“Kütüphanenizdeki kitapların isim ve basım tarihlerini çıkarın, satmak istediğinizde mutlaka bir uzmana değer biçtirin.” “Matbaada tükenmiş ve piyasada bulunmayan her kitap sahaf kitabıdır. Önemli bir başvuru kaynağıysa ve piyasada tükenmişse mutlaka sahaflarda değerlenir. Okul ve medrese kitapları çok sayıda basıldığı için fazla değerli değildir. Şiir ve romanlar ise eğer imzalıysa ve ilk baskıysa prim yapar. Eğer kitabın yeni baskıları daha genişletilerek yapıldıysa eski baskının değeri düşebilir, içinde resim olan seyahatnameler, coğrafya ve tarih kitapları değerlidir.” “Üçüncü hamur kâğıda basılı kitapların ömrü en fazla 60 yıl (bazen daha fazla ya da az olabilir), fotokopi kâğıtlarına basılı kitapların ise 20 yıldır.” “Kitapların her gün tozunu almak ve ara sıra havalandırmak, güneşten, rutubetten uzak tutmak gerekmektedir.” ( İbrahim Manav, Sahaf)

SON SÖZ

Sahaflığı ruhuna uygun bir şekilde yapan meslektaşlarımız ve sevgili kitapsever müdavimlerimiz, umut yine sizlerdedir. Dört bir yanımız tüketim toplumunun teçhizatlı askerleri tarafından kuşatılmıştır. Sürekli salvo atışı yapmaktadırlar. Hep birlikte direnelim.

Mehmet Beşeri

Cumhuriyet Kitap, Sayı:185

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Merhaba!

Bizimle İletişime Geçmek İçin WhatsApp Numaramızdan Ulaşabilir veya E-Posta Gönderebilirsiniz info@martisahaf.com

×