İkinci El Kitap Alan Yerler Hakkında Bilmedikleriniz

Sahaf kelimesi temel olarak artık basımı olmayan ve ikinci el durumundaki dergileri, kitapları alıp satan hatta takasının gerçekleştirildiği meslek olarak tanımlanabilir. Bu tür alanlarda genellikle ikinci el kitaplar bulunsa da plak ya da antika gibi ürünlerin temin edilmesi de mümkündür. Artık basımı gerçekleştirilmeyen kitapları da ancak bu noktadan bulmak mümkün. Bu sebeple de insanlar sıklıkla ikinci el kitap alan yerler arayışına girmiştir. Aslında sahafların kütüphanelerin ardından kaynak bulma konusunda en aktif noktalar olduğunu da belirtebiliriz. Bu noktadan bakıldığında da aslında sahaflar kültürel bir hizmet veriyorlar diyebiliriz. Bu nedenle de sahafların efemera koleksiyonerleri açısından büyük önem taşıdığını söylememiz abartı olmayacaktır.

Devam

Atatürk’ün Nöbet Defteri

Eser, Cumhurbaşkanlığı nöbetçi yaverleri tarafından her 24 saatte hazırlanmış bir
nevi rapor özelliği taşıyor, Cumhurbaşkanının 24 saat zarfında zamanı nasıl
kullandığı bilgileri yer alıyor.
1931-1938
tarihleri arasında Atatürk’ün ne zaman uyandığı, ne ile meşgul olduğu, nereye
gittiği, kimlerle temasta bulunduğu, ne zaman yattığına ilişkin bilgilerin
bulunduğu kitabın ön sözüne göre, Atatürk’ün ”muayyen bir uyanma ve yatma
saati” bulunmuyor.

Devam

Nedir Bu Plak Sevdası

Bazıları için herşeyden daha önemlidir eski müzik parçalarını keşfetmek ya da müzik gruplarını keşfetmek. Özellikle eski parçaları sevenler için müziği plaktan dinlemek çok önemlidir. Hatta kasetleri ya da diğer media organları ile müzikleri basılmamış olan sanatçıların plaklarını dinlemek onlar için bambaşka bir keyiftir. İşte bu nedenle de birçok koleksiyoner eski plakları toplamaya başlamıştır. Bu akım ülkemizde 90’ların ikinci yarısında yaygınlaşıyor. Tercihi daha teknolojik olanlar plak alan yerler diye arayışa giriyor ve bunu da koleksiyoncular çok iyi değerlendiriyor. Sonuçta birinin fazlalığı diğerinin zevki olabiliyor.

Devam

Nazım Hikmet’in Karşı Çıktığı Aşk

“Hem Bahriye Mektebi’nde tarih hocası hem de evlerine gelip giden bir aile dostu olan ünlü şaire Nazım Hikmet büyük bir hayranlık duyar, yazdıklarını gösterip eleştirilerini alırdı. Aslında Yahya Kemal Celile Hanım’a aşıktı. Önceleri çok açıkça görünmeyen, dedikodular şeklinde kalan bu aşk, Celile Hanım eşinden ayrıldıktan sonra büsbütün alevlenmişti. Yahya Kemal’in bazı şiirlerine ilham veren bu büyük aşk ise 1916’dan 1919’a kadar sürmüştü. Şairin sevgisine karşılık bulamadığı için zehir içip intihara kalkışması söylentileri de vardı. Şairin Vüsal, Telakki, Erenköy’de Bahar, Eski Mektup gibi şiirlerini Celile Hanım için yazdığı bilinirdi. Dedikoduları duyunca çok öfkelenen Nazım’ın dövmek için kendisini aradığını öğrenen Yahya Kemal, söylenenlere göre evini değiştirmiş ve yeni adresini de uzun süre en yakınlarından bile gizlemişti.”

Devam
×

Merhaba!

Bizimle İletişime Geçmek İçin WhatsApp Numaramızdan Ulaşabilir veya E-Posta Gönderebilirsiniz info@martisahaf.com

×